English

GÜZELLİK SIRLARI



CİLDİNİZİ TANIYIN

Öncelikle cilt tipinizi belirlemeniz gerekir.

•  Kuru cilt, kötü hava koşullarından, stresten korunamayan hassas bir cilttir. Yüzünüzde gerginlik hissedersiniz. Yanak, ağız ve alın bölgesinde pullanmalar görülür. Sivilcesiz, düzgün ve gözeneksiz bir görünüme sahiptir.

 

•  Normal cilt, sıkı, sağlıklı, sivilcesiz cilttir. Bazen önemsiz sivilce ve kuruluklar görülebilir. Genellikle ender görülen, hassas olmayan bir cilttir.

 

•  Yağlı cilt, çoğunlukla 30 yaşın altındaki gençlerde sık rastlanan bir cilt türüdür. Parlak, siyah ve açık gözeneklere, sivilcelere yatkındır.

 

•  Karma cilt özellikle 20 ile 30 yaş grubunda daha sık olarak rastlanır. Yağlılığa, sivilcelere ve siyah nokta oluşumlarına meyillidir.

CİLT BAKIMI

Sağlıklı ve güzel bir cilt için ilk şart cildi temiz tutmaktır. Cildinizi temizlerken aşağıda belirtilen konulara dikkat etmek gerekir.

 

Temizleme:

Cildi kirden, mikroplardan ve makyajdan arındırmak için mutlaka temizlemek gerekir. Cildinizi temizleme sütü, temizleme jeli veya temizleme mendilleriyle temizleyebilirsiniz.

 

Tonikleme:

Cilt temizledikten sonra, tonik ile kalan kir ve yağları çıkartabilir, cildinize ferahlık ve tazelik kazandırabilirsiniz.

 

Nemlendirme:

Nemlendiriciler bir yandan cildin doğal nem dengesini korurken diğer yandan da güneşin zararlı etkilerinden koruyucu rol oynarlar.

 

Maske:

Sağlıklı bir cilt için haftada bir veya iki kez çeşitli maskeler kullanılabilir. Cildiniz yağlıysa temizleyici özelliği olan killi maskeler, kuruysa yoğun nem maskeleri, çok çabuk yağlanıyorsa AHA içeren maskeleri tercih edilmelidir.

 

Canlandırma:

Gece yatmadan önce nemlendirici sürmek, gün boyunca bol miktarda su içmek ve sabah yüzünüzü soğuk suyla yıkamak cildi canlandırmaya yardım eder.

CİLDİN DÜŞMANLARI

Cilt bakımını ihmal etmek

Dış etkenler cildi olumsuz etkileyen faktörler arasındadır. Sert rüzgarlar, güneş ve hava kirliliği cildin yıpranıp yaşlanma sürecini hızlandırır. Cildi dış etkenlerden korumanın en etkili yolu yüksek koruma faktörlü nemlendiriciler kullanmaktır.

 

Bilinçsiz ürün kullanımı

Aşırı tüketilen bakım ürünleri cilde yarardan çok zarar verir. Genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için cildi tanıyarak, gerekli ve doğru ürünlerle yapılan bilinçli cilt bakımı çok önemlidir.

 

Stres

Çağımızın hastalığı stres bizi fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz yönde etkiler. Stres sadece hormon sisteminin düzenli olarak çalışmasını aksatmakla kalmaz aynı zamanda cildin az beslenerek giderek kurumasına ve yüzeyinde aknelerin oluşmasına neden olur. Çünkü canlılığını yitiren hücreler bu düzensizlik yüzünden etkili bir şekilde vücuttan atılamaz. Saç dökülmesi ve canlılığını yitirmesi de stresin neden olduğu diğer faktörler arasındadır. Stres nedeniyle istemsiz yapılan hareketler göz çevresinde, dudak kenarlarında ve alın bölgesinde mimik kırışıklığı adı verilen kırışıklıklara neden olur.

 

Dengesiz beslenme

Dengesiz beslenme, aşırı yağlı ve tatlı gıdaların tüketimi cilt sağlığı için zararlıdır. Sağlıklı ve pürüzsüz bir cilt için dengeli beslenme şarttır. Özellikle vitamin ve mineral bakımından zengin gıdalar tüketmek çok önemlidir.

 

Sivilcelerle oynamak

Sivilceyi sıkmak, sivilcenin yayılması ve enfeksiyonun derinleşmesine, dolayısıyla da cildin sağlıksız ve kötü görünmesine neden olur. Sivilce tedavisi için doktora danışmak ve sabırlı olmak gerekir. Gün içinde kapatıcı ürünler ve aşırıya olmamak kaydıyla fondöten kullanılabilir. Sürekli fondöten kullanımı, cildin hava almasını ve sivilcelerin iyileşmesini engeller.

 

Makyaj temizlemeden uyumak

Gece makyajı temizlemeden uyumak cildin hava almasını engeller. Cilt özellikle gece uyku sırasında kendini yeniler. Bu nedenle geceleri cilt temizliğine önem gösterilmeli ve makyaj mutlaka temizlenmelidir.

 

Sigara ve alkol

Sigara sağlığa zarar vermekle kalmayıp cilde de zarar verir. Sigara içilen bir ortamda bulunmak bile cildi olumsuz etkiler. Çevresel faktörlere ilave olarak sigara dumanında bulunan zararlı maddeler cilde nüfuz edip, oksijen moleküllerine bağlanır ve sağlıklı hücrelere zarar verirler. Cildin kan dolaşımı olumsuz etkilenerek solgun görünmesine neden olur. On yıl boyunca günde ortalama bir paket sigara içen kadınların derin ve belirgin kırışıklıklara sahip olduğu gözlenmiştir. Sigara içenlerde cilt altı dokuları hassas olduğu için özellikle ağız ve göz çevresinde, boyun bölgesinde derin izler görülür. Nikotin C vitaminini öldürücü etkiye sahiptir. Bu nedenle nikotin alanların normalden daha fazla oksijen ve suya gereksinimleri vardır.

Alkol vücuttaki oksijen ve C vitaminini yakarak, cildin yeni ve sağlıklı hücreler üretebilmesi için gereken aminoasitleri yok eder. Böylece cildin nefes alması güçleştirir. Alkol vücudun ve cildin ihtiyacı olan nemi ve suyu alır. Bağ dokusu zayıflar ve aşınır. Alkolün damarları genişletici etkisi vardır. Kılcal damarlar bu baskıya çok fazla dayanamayıp çatlar. Bu çatlaklar özellikle yanaklarda ve burun bölgesinde belirgin bir şekilde ortaya çıkar.

 

Uykusuzluk

Gece yarısından sabahın ikisine kadar cilt maksimum düzeyde çalışır. Hücreler bu saatler arasında kendilerini gündüze oranla sekiz kat daha fazla yeniler. Uykusuzluk cildin giderek kalınlaşmasına, solgun ve yorgun bir görünüm almasına neden olur. Göz altlarındaki ince deri neredeyse şeffaflaşır, koyu halkalar giderek belirginleşiyor.

CİLDİN DÜŞMANLARI

Dengeli beslenin, balık ve beyaz ete öncelik tanıyarak bol bol meyve ve sebze tüketin, vücuttaki toksik maddelerin atılmasına yardımcı olan A, E, C vitaminleriyle minerallerin yardımına başvurun.

Her gün en az 1.5 litre su tüketin.

Yüz kaslarını güçlendirmek ve elastikiyet kazandırmak için düzenli yüz jimnastiği yapın.

İnce bir yastık, mümkünse hiç yastık kullanmadan, yüzdeki kırışıklıkları engellemek için sırt üstü yatın ve düzenli uyumaya özen gösterin.

Nemlendiriciyi yüzünüze masaj yaparak yayın.

Göz çevresindeki hassas bölgeyi özel bir kremle besleyin.

Yaz aylarında uzun müddet güneşlenmekten kaçının.

Yoğun trafiğin ve kirliliğin arttığı bölgelerde uzun süre kalmamaya dikkat edin.

Günde en az bir saat temiz havada yürüyüş yapın.

Sentetik iç çamaşırı ve kıyafetler giymeyin.

Stresli ortamlardan kaçınıp günlük yoğun tempo içinde kendinize gevşeme süreleri bırakın.

Mümkün olduğu kadar yüz ve vücut temizliğini alışkanlık haline getirin.

Uzman rehberliğinde cilde uygun, yaşlılığı geciktirici kozmetik ürünleri kullanın.

Bol bol gülüp, eğlenip yaşamın tadım çıkartmaya bakın.

SAÇ BAKIMI

Güzel ve bakımlı görünmenin en önemli şartlarından birisi canlı ve dolgun saçlardır. Yazın denizin tuzlu ve havuzun klorlu suyundan saçlar yıpranır, nem oranı düşer ve kurur. Kışın ise soğuk havadan etkilenir. Bu dönemlerde besleyici şampuan ve kremleri, saçların kolayca şekil almasını sağlayan ekstra bakım ürünlerini tercih etmek gerekir. Kafa derisi, saç telleri ve köklerinin durumuna göre en uygun ürün seçilmelidir.

 

Şampuanlar

Hava kirliliği, kafa derisinin ürettiği yağlar ve kullanılan şekillendiriciler nedeniyle saçlar matlaşır, yağlanır ve hatta kokmaya başlar. Şampuan suyla karışınca köpük üreterek saçlarda ve kafa derisinde oluşan kirleri, yağları ve şekillendiricilerin kalıntılarını temizler, saçların temiz, parlak ve dolgun gözükmesini sağlar.

 

Saç Kremleri

Saç kremleri doğal yağlanmayı ve yüzeyin pürüzsüz kalmasını, saçların kolay ve rahat taranmasını sağlar. Saçlardaki statik yüklenmeyi yayarak, saçların dağılmasını, dolanmış saçların kırılmasını önler ve saçları yumuşak, parlak tutar. Kremlerin kullanım yoğunluğu saç tipine göre değişir.

 

Şekillendirici Ürünler

Şekillendirici ürünler, polimer ve reçine gibi maddeler içerirler. Saça kolayca şekil verilmesini ve şeklin kalıcı olmasını sağlar. Saç köpükleri, jöleli spreyler ve şekillendirici spreyler saçlardaki dolgunluğu, bukle ve kıvrımları kontrol ederek, bunların kalıcı olmasını sağlarlar.

SAÇ DÖKÜLMESİ

Kadınların saçlarıyla ilgili en önemli sorunlarından biri olan “Alopesia Areata” olarak adlandırılan saç dökülmesi, saçın kısmen veya yoğun bir şekilde dökülmesidir. Uzmanlar bu durumu, yaşamda daha aktif olarak yer almaya başlayan kadınların hormonal değişikliğine bağlamaktadır. Yaşamdaki etkinliklerinin artmasıyla kadınların erkeklik hormonu olan androjeni daha fazla salgılamaya başladıkları düşünülmektedir. Bir kadının vücudundaki normal hormon oranı, 8 ölçü östrojene (kadınlık hormonu) karşılık 1 ölçü androjen hormonudur. Ancak bu oran değiştiğinde kadınlarda saç dökülmesi görülmeye başlanır. Sıkıntı, endişe, uykusuzluk, bozuk dişler ve dengesiz beslenme saç dökülmesine sebep olabilir.

Saçlara gelişigüzel boyamalarla verilen zararlar tellerin kırılmasından daha da öteye gidip, saç dökülmesine yol açabilir. Devamlı toplanan saçlardaki gerilme saç derisinde iltihaplanmaya, şişmeye, saçı besleyen bölümün büzülerek saçın dökülmesine sebep olabilir. Saçların birdenbire çokca dökülmesi estetik bir problem değil, tıbbi bir sorundur. Böyle bir durumda, sadece başın değil bütün vücudun muayene edilmesinin yanı sıra, tiroid testleri, böbrek, kalsiyum, enzim, karaciğer incelemeleri de yapılmalıdır.

SAÇINIZIN YAŞI

20'li yaşlardaki saçla 50'li yaşlardaki saç, görünümü ve gücü açısından aynı değildir. Geçen yıllar saçlara da damgasını vurur. Pigmentlerin sayısı azaldıkça beyazlayan saçların kökleri, dolayısıyla yapıları da zayıflar. Bu gelişmelere bağlı olarak dökülme artar ve dökülen saçın yerine yenisi çıkmaz. Özellikle menopoz, dökülmeyi hızlandıran en önemli etkenlerden biridir.

GÜZELLİK SIRLARI

Sağlıkla Parlayan Saçlar

Genel bir kural olarak şampuanınız ne kadar saf ise saçınızı o kadar iyi temizleyecektir. Bu sebeple hacimlendirici, renk koruyucu, kremli gibi farklı özelliklere sahip ürünlerden olabildiğince kaçının. Şampuandan sonra krem kullanıyorsanız sadece uçlara sürmekle yetinin.

Saçınızı henüz ıslakken taramaya kalkışmayın. Saçınızı geniş aralıklı dişlere sahip plastik veya ahşap bir tarakla ve iyice kuruduktan sonra tarayın.

Saçınızı yanmaktan korumak için kurutma makinesinin ısı derecesini düşürün ve kurutma mesafenizi uzatın.

Saç şekillendirici ürünler ne kadar incelip yumuşarsa saç tarafından o kadar kolay emilir. Avuç içinize aldığınız ürünü ellerinizi birbirine sürterek yumuşatın. Ürün kremsi bir yapıya kavuştuktan sonra uygulamanız çok daha başarılı olacaktır.

Sprey veya köpük gibi şekillendirici ürünleri saçtan tamamen arındırmak için tüm saçı yıkamanıza gerek yok. Kullanacağınız ürünleri su bazlılar arasından seçerseniz düzeltmek istediğiniz bölgeyi hafifçe ıslattığınızda ürün yumuşar.

Silikon bazlı ürünleri fazla kullanırsanız saçın kalıp gibi durmasına sebep olursunuz. Bunun önüne geçmek için saça sürdüğünüz şekillendirici maddenin üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve uzun uzun tarayın.

Alnınızda saç dibinden çıkan yeni saç tellerinin kötü bir görüntü sergilemesini engellemek için kaş fırçasına saç spreyi sıkarak bunları yana doğru tarayın.

Saçınızı kuruttuktan sonra elektriklenmesini engellemek için bir fırçanın üzerine saç spreyi sıkarak saçınızı bu fırçayla tarayın.

Düz saçlıysanız en büyük sorununuz sabahları hacim verdiğiniz saçınızın gün içinde sönükleşip düşmesidir. Oysa kuruturken saç diplerinizi ters yönde fönleyip spreyle görüntüyü sabitlerseniz bu sorunlardan kurtulursunuz.

Bebe pudrası saçınızdaki yağı emecektir. Acil bir durumda saçınızı yıkayacak vaktiniz yoksa bir fırçanın üzerine pudra serperek saçınızı hızla tarayın. Diplerden başlayarak tarayacağınız saçı parmaklarınızla iyice silkeleyin ve fazlalıkların dökülmesini sağlayın.

Saçınızı evde kendiniz boyayacaksanız anlınızdaki saç hattına ince bir çizgi halinde vazelin sürün. Bu uygulama sayesinde boya alnınıza aksa bile cilde nüfuz etmeyecektir.

 

 

 
  Tüm Hakları Saklıdır © 2006 CSK Kozmetik San.Tic.Ltd.Şti.